Vespa:
Avrupa kültürünün orijinal silueti
Hangi
Avrupa şehrine gitseniz, sokakların vızır vızır
rengarenk Vespa’larla kaynadığına tanık olursunuz.
Genç yaşlı, kadın erkek, işine
giden, gezmeye çıkan Avrupa’lı, şehri yenebilmenin
en akılcı çözümünün Vespa olduğu konusunda hemfikirdir.
Vespa onlar için sadece bir “scooter” değil, aynı
zamanda yakın tarihten bugünlere uzanan bir yaşam
felsefesi.
Vespa, yıllar boyunca özünü korumayı başararak,
kendini sürekli yenileyebildiği için, zamana meydan
okuyan bir yaşam tarzının temsilcisi. Bu yüzden
her dönem toplumun aynası olmayı başarmış, sosyal
değişimileri ve trendleri yakından takip ederek
sürekli modernliğin sembolü olabilmiş.
Günümüzde metropol hayatının getirdiği avantajlardan
vazgeçmeksizin, şehri ve şehrin sunduklarını doya
doya yaşayabilmek ve bunun tadını çıkarmak isteyenler
Vespa’yı tercih ediyor. Bu tercihlerinde Vespa’nın
Avrupa metropol kültürüyle yoğrulmuş bir efsane
olması, elbette önemli bir rol oynuyor.
Kendi kimliğinin yanı sıra, her Vespa sahibinin
kimi zaman romantik, kimi zaman başkaldıran, kimi zamansa sempatik kişiliğiyle özdeşleşiyor. Bu yüzden, Vespa her zaman, samimi, rahat, özgür ve yaşama sevinciyle
dolu insanların tercihi olarak ön plana çıkıyor.
Efsanenin
doğuşu: Nisan 1946
Piaggio’nun Pontedera’daki
uçak fabrikası savaş nedeniyle yerle bir olmuştur.
Enrico Piaggio, babası Rinaldi’den görevi devraldığında
uçak endüstrisi defterini kapatma ve kişisel ulaşıma
yönelme kararını verir.
Bu dönemde İtalya’nın perişan
ekonomisi ve bozulmuş yolları, otomotiv endüstrisi
için pek de ümit vaadetmiyordu. Yine de ulaşım
çok önemli ve çözülmesi gereken bir konuydu. İşte
tam da bu dönemde, 1946 baharında, Enrico Piaggio’nun hayali Vespa
gerçek olur.
Basit, sağlam ve ekonomik olduğu kadar, rahat
ve zarif bir araç tasarlama işi Corradino D'Ascanio’ya
verilir. Kadın erkek herkesin kullanabileceği,
sürücünün giysilerini kirletmeyecek, yolcu da
taşıyabilecek bir araç olmalıydı bu. Uçak mühendisi
olan D'Ascanio, 1934’den o yana
Piaggio’da ilk modern helikopterin üretilmesi
projesinden sorumluydu.
Motorsikletlere tahammül edemeyen D'Ascanio yepyeni
bir araç tasarlar. Uçak mühendisliği bilgilerinden
yola çıkarak, gövdesi olan ve vitesi elden değiştirilebilen
iki tekerlekli bir araç tasarlar. Motoru da arka
tekerleğin üzerine monte eder.
Nisan 1946’da ilk 15 Vespa, Pontedera’daki üretim
bandından çıkar. İlk Vespa’nın çift zamanlı 98cc’lik
motoru 4.500 devirde 3,5 beygir güç üretiyordu.
Üç vitesliydi ve saatte 60 km’ye kadar çıkabiliyordu.
İki tekerlekli bu ulaşım aracı, gürültülü ve rahatsız
motorsikletlere hiç benzemiyor, ilk bakışta zarif
ve orijinal tasarımıyla göz dolduruyordu.

Esterno dello stabilimento Piaggio &
C. di Sestri Ponente Enrico
Piaggio, Vespa'larla
Avrupa’nın
yeniden doğuşunun en yakın tanığı Vespa
Vespa’nın olağanüstü
başarısı kısa zamanda tüm tüm Avrupa’yı sarsacaktı.
1949 yılı sonuna kadar 35.000 Vespa üreten Piaggio,
savaş yaralarının çabuk sarılmasında önemli bir
rol oynar.
10 yıl içindeyse bu rakam
1 milyona çıkacaktır. 50’li yıllarda Vespa artık
İtalya haricinde, Almanya, İngiltere, Fransa,
Belçika ve İspanya’da da üretilemeye başlamıştır.
Birkeç yıl sonra Hindistan ve Endonezya da bu
ülkeler arasına katılır.
1948’de 125, 1955’de efsanevi 150 GS,
1963’de 50cc, 1968'de Primavera
ve nihayet 1978’de bugün hala 125,
150 ve 200 cc’lik versiyonları üretilen the PX, dünyanın en meşhur iki tekerlekli
aracı Vespa’nın mihenk taşları olmuştur.
Vespa, 2. Dünya Savaşı sonrası döneme damgasını
vurmakla kalmamış, savaşın yakıp yıktığı Avrupa’nın
yeniden doğuşunun müjdecisi olmuş, adeta Avrupa’lı
olmanın sembolü haline gelmiştir.

Sosyal devrim ve
Vespa
Ancak, Vespa sadece
ticari bir başarıdan ibaret değildi. Kısa zamanda
soyal bir fenomen haline gelmişti.
Dolce Vita yıllarına damgasını
vuran Vespa sayesinde yabancı gazeteciler İtalya’yı
Vespa Ülkesi olarak tanımlar olmuş; popüler filmlere
konu olan Vespa, İtalyan toplumunu derinden etkilemiştir.
Vespa’nın her daim imajını tazeleyerek bir neslin
gençliğinden bir diğer neslin gençliğine başarıyla
bulaşabilmesi sizi şaşırtabilir. İlk Vespa herkese
ulaşım vaad ediyordu. Daha sonra Vespa, ekonomik
büyümenin iki tekerlekli aracı oldu. 60’lı ve
70’li yıllardaysa gençliğin devrimci fikir ve
görüşlerinin temsilcisi oldu.
İtalya’nın dillere destan rahatlığının ve benzersiz
tarzının ürünü Vespa efsanesi, bugün de yeni nesil ET4 ve GT modelleriyle
sokaklarda özgürce boy göstermeye devam ediyor.
|